ESD (Endoskopik Submukozal Diseksiyon)

ESD-endoskopik-submukozal-diseksiyon

Endoskopik submukozal diseksiyon (ESD), derin yerleşimli veya 1 cm’den büyük lezyonların çıkartılması için kullanılan bir yöntemdir. Genellikle yüzeyel yayılımlı büyük tümörler veya derin yerleşimli lezyonların çıkartılması için kullanılan bir tekniktir. Bu yöntemle öncelikli olarak lezyonun sınırları belirlenir ve işaretlenir. Ardından lezyonun tabanına özel bir madde enjeksiyonu yapılarak şişirilir ve bir yastıkçık oluşturulur. Sonrasında, lezyon ile normal doku arasına endoskop ve özel ekipmanlar kullanılarak girilir ve lezyonun altından yavaş yavaş kesi uygulanarak lezyonlu kısım normal dokudan sıyırılarak çıkartılır. Ardından genellikle geniş bir açıklık oluşur ve bu açıklık lezyona göre bazı durumlarda endoskopik dikişler kullanılarak kapatılır.

Tradyonel Endoskopik Mukozal Rezeksiyon (EMR) tekniklerinin yerine giderek daha fazla kullanılan ESD, birçok hastanın ameliyat gerektirmeden tedavi edilebilmesini sağlar. Bu yöntem, lezyonların tek parça halinde çıkarılmasını mümkün kılar, böylece daha doğru bir histolojik değerlendirme sağlar ve hastaların daha hızlı iyileşmesine yardımcı olur.

ESD İşlemi Nasıl Yapılır?

ESD işlemi sırasında, ilk olarak lezyonun çevresi bir elektrokoter (elektrik enerjisi kullanarak doku kesme veya yakma cihazı) ile işaretlenir. Ardından, bir elektrokoter veya benzeri bir alet kullanılarak lezyonun çevresi kesilir ve mukoza tabakası kaldırılır. Lezyonun tabanında bulunan submukozal tabaka, özel bir sıvının enjekte edilmesiyle şişirilir ve bu sayede lezyon, sağlıklı dokudan ayrılır. Son olarak, submukozal tabakadan lezyon tamamen çıkarılır.

Kimler İçin Uygundur?

ESD, genellikle invaziv olmayan gastrointestinal kanserlerin (örneğin, mide kanseri veya kolorektal kanser) erken evrelerinde ve daha büyük benign lezyonlarda (örneğin, adenomatöz polipler) tercih edilir.

ESD İşleminin Riskleri Nelerdir?

ESD işlemi özellikle kanama ve delinme riski bulunan ve mutlaka tecrübeli ellerde yapılması gereken bir işlemdir. Özellikle riskli ve çıkartılması zor olan lezyonlarda kullanılan bir yöntem olması, işlemin dokunun derinlerine inilerek yapılması nedeniyle çeşitli riskler içermesine rağmen birçok hasta ameliyata gerek kalmadan bu yöntem ile sağlığına kavuşmaktadır.

Uygulama Sonrası Süreç

Hastalar, işlemden sonra genellikle aynı gün taburcu edilir. Ancak büyük ve riskli lezyonlara yapılan işlemlerde nadiren takip amacı ile bir gece hastanede kalış gerekebilir.

İşlem sonrası nelere dikkat edilmesi gerekir?

Özellikle yemek borusu ve mideye yönelik işlemlerde bir süre ağızdan gıda alınmaması ve sıvı diyetle gıda alımına başlanması önerilir. Ancak beslenmeye geçiş süreci her hastanın özelinde ve yapılan işlem bazında değerlendirilmelidir. Yapılan işlem sonrası takip ve gıda alımına başlama konusunda bilgiler, doktor tarafından hastaya iletilecektir. İşlem sonrasında kanama ve şiddetli ağrı olması durumunda mutlaka doktora başvurmak gerekmektedir.

Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), invaziv olmayan erken evre gastrointestinal kanserlerin tedavisinde ve büyük benign lezyonların çıkarılmasında çığır açan bir yöntemdir. Bu teknik, daha hızlı iyileşme süreleri ve daha az komplikasyon riski ile birlikte daha doğru histolojik değerlendirmeler sağlar. Ancak, ESD’nin uygulanması karmaşıktır ve deneyimli bir endoskopist tarafından yapılmalıdır. Bu nedenle, bu tür bir işlemi düşünüyorsanız, sizin için en iyi seçeneği belirlemek üzere bir gastroenteroloji uzmanı ile görüşmeniz önemlidir.